Su Kalitesi
Su kalitesi seçkin misafirlerinizin sağlığı için önemlidir. Aslında pekçok hastalık ve parazit enfeksiyonlarının sebebi kötü beslenme ve su kalitesindeki bozulmadan kaynaklanan bağışıklık sisteminin zayıflamasıdır. Dolayısıyla balıklarınız hastaysa ilk şüpheli suyunuzdur.
Vahşi yaşamda balıkların çoğu su kalitesindeki değişiklikleri minimize eden büyük su kütlelerinde yaşar (örneğin okyanus çok büyük olduğundan tuzluluk ve ısı gibi özellikleri çok sabit kalır. Dolayısıyla deniz akvaryumları sürekli aktif bakım ister.) Doğal olarak balıklar açısından su kalitesinin sabit kalışı çok önemlidir.
SU KALİTESİ
Su kalitesini nitrojen döngüsü ve organik artıklar dışında etkileyen faktörler de vardır. Hava pompaları akvaryum suyuna kirli hava (sıgara atıkları bölümünü okuyun) verebilir. Diğer kirleticiler arasında boya, böcek ilaçlaraı vs sayılabilir. Dolayısıyla hava suya verilmeden önce filtre edilmelidir (bakınız filtreler). Diğer bir önemli kirletici de ellerimizdir. Ellerimizi yıkamazsak suyun içine -allah bilir- neler taşırız (ellerinizin daha önce nerede olduğunu biliyormusunuz?). Ellerimizi yıkarsak suya eser mimktarda sabun atıkları taşırız, buda balıkların mukozası için çok kötüdür. En iyisi ellerimizi sıcak suda durulamaktır.
NİTROJEN DÖNGÜSÜ
Ekosistemler biyolojik/metabolik artıkları emerek kullanır. Hayvan atıkları (kaka ve çiş) amonyak ve diğer azot (nitrojen) bileşiklerine dönüşür ve ekosistemde yer alan (bitki gibi) diğer organizmalar tarafından kullanılır.
Amonyak (NH3) ve amonyum (NH4) pH’a bağlı olarak kesin oranlarda bir denge içinde bulunur (yüksek pH değerleri daha çok amonyak varlığına izin verir). Amonyak hemen hemen her yoğunlukta balıklar için zehirlidir (amonyum göreceli olarak zararsızdır). Amonyak Nitrosomonas türü bakteriler (ve bazı diğer bakteriler) tarafından nitrite dönüştürülür, ki buda daha az olmakla birlikte zehirlidir. Nitrit ise Nitrobakter türü bakteriler(ve bazı diğer bakteriler) tarafından daha az zararlı etkisi olan nitrata çevrilir. Akvaryumda işlem genellikle bu aşamada sona erer. Pek çok akvaryum kitabında yazılanın aksine nitratlar bitkiler tarafından kolayca emilmez ve hatta yüksek konsantrasyonlarda bitki gelişimini de durdurur. Nitratlardan(60ppm konsantrasyonun üstünde balıklar için stres oluşturur) kurtulmanın iki yolu vardır: kısmi su değişimleri ve denitrifikasyon. Su değişimi en kolay ve ucuz çözümdür. Denitrifikasyon ise çok yavaş akımda anaerobik şartlara yakın ortamda ve uzun kademeli filtrelerde yaşayan Pseudomonas türü bakteriler kullanarak veya kimyasal filtrasyon (ion-exchange) ile gerçekleştirilebilir. Her iki işlemde kolay yada ucuz değldir. Dolayısıyla kısmi su değişimlerini kullanın.
Bitkiler nitrojen döngüsünde az da olsa faydalıdır. Bitkilerin amonyumu emerek nitrojen döngüsünü amonyak/amonyum dengesini kaydırarak etkili olduğu düşünülmektedir. Bu da belli bir pH düzeyinde daha çok amonyağın amonyuma dönüşmesine neden olur. Ancak çok sayıda bitki gerekeceğinden (vahşi ortamda genellikle balık yoğunluğu akvaryuma kıyasla çok daha azdır) su değişimleri kullanılmalıdır.
(Yukarda anlatılanlar bir genellemedir. Nitrojen döngüsünün gerçek biyokimyası ve tüm yönleri çok karmaşıktır. Ve şüphesiz tüm bunlar oturmuş bir tuzlu su reef akvaryumu için geçersizdir).
NİTROJEN TESTLERİ HAKKINDA NOTLAR
Nitrojen bileşikleri (amonyak veya NH3, nitrit veya NH2–, ve nitrat veya NH3-) için testler söz konusu maddeyi iki şekilde ölçer; iyon konsantrayonu veya nitrojen-iyon konsantrasyonu. Konsantrasyon genellikle ppm (parts per million) cinsinden belirtilir. Iyon konsantrasyonu ppm NH3, ppm NO2–, veya ppm NO3- şeklinde yazılır. Nitrojen-iyon konsantrasyonu ise ppmN-NH3, ppmN-No2–, veya ppm N-NO3- şeklinde yazılır (Bu semboller bir kitap yada talimat notunda yazılırken rakam bölümü altyazı şeklinde kelimelerin altında, eksi (-) işaretleri ise üstü şeklinde yazılır ancak eksi işaretleri genellikle hiç yazılmaz).
Bu ölçümlerin arasındaki farkı anlamak güç değildir ancak genellikle yazarın hangi ölçümden bahsettiği yada test kitinin hangisini refere ettiği sıklıkla açık olmadığından akıl karıştırıcı olabilir. İlk olarak detayları bilmek istemeyenler için en temel bilgiler:
[N-NH3] (amonyak-nitrojen)=0.8
[NH3] (amonyak iyonu) veya [NH3]= 1.3
[N-NH3] [N-NO2--] (nitrat-nitrojen) =0.3
[NO2--] (nitrit iyonu) veya [NO2--] = 3.3
[N-NO2--] [N-NO3-] (nitrat-nitrojen) = 0.23
[NO3-] (nitrat iyonu) veya [NO3-] = 4.4 [N-NO3-].
Burda [] sembolü ppm anlamına gelir.
Akvaryumdaki amonyak ve nitrit konsantrasyonları hobi araçlarıyla ölçemeyecek kadar az olmalıdır, dolayısıyla bu iki ölçüm arasındaki ayırım amatör hobici için nadiren kullanışlıdır; 1.3 kez sıfır hala sıfırdır.! Herşeyerağmen nitrat konsantrasyonları genel olarak sıfır olamakla kalmayıp zamanla yükselecektir de. Akuaristlerin nitrat değerlerini gerekltiği şekilde takip etmesi ve akvaryumu için kabuledilebilir seviyelerini bilmesi gerekir. Dolayısıyla göreceli olarak ucuz amonyak ve nitrit kitlerini satın alıp iyi bir nitrat kitine daha fazla zaman ayırabilirsiniz.
Genel bir kural berrak bir sıvının rengini mat bir ölçekteki renkle kıyaslama yapan bir kiti satın almamaktır. Optik derinlikleri çok farklı renkleri kıyaslamak hesaplanması çok güç bir işlemdir. İyi kitler size kıyaslama için renkli bir geçirgenlik (saydamlık) sağlar.
Pekçok kitin “sıfır” değerine güvenemezsiniz. Distile su, reverse-ozmoz yada deiyonize su ile test yapın, sıklıkla yanlış bir ölçüm elde edersiniz. Bu değeri akvaryumunuzdan elde ettiğinizden çıkartırsanız daha iyi bir hesapla gerçek değere yaklaşmış olursunuz.
Çoğu akvaryum yazarları kabuledilebilir nitrat değerlerini nitrat iyon konsantrasyonu cinsinden verir. Deniz akvaryumları için tavsiye edilen değerler yalnızaca balık akvaryumu için 10-40ppm nitrat iyonu arasında değişen değerlerdedir. Reef sistemleri için bu değer <5-10ppm nitrat iyonu olarak verilirken pek çok yalnız balık akvaryumu çok daha yüksek değerlerdedir (bazen hiçbir kötü etkisi olmadan bazen ise…..). Öte yandan çoğu profesyonelin kullandığı ölçüm birimi olduğundan pek çok test nitrojen-iyon konsantrasyonu biriminde ölçüm yapar. Sorun hobicinin nitrat değerlerini nitrojen-iyon konsantrasyonu şeklinde ölçüp bilmeden iyon konsantrasyonu şeklinde verilen önerilen değerle kıyasladığında ortaya çıkar, buda muhtemelen önerilenin dört katına kadar çıkabilen nitrat değerleri verir.
Nitrat testi hangi skalayı kullandığını belirtmiyorsa bunu tesbit etmek oturmuş, iyi bakılan bir akvaryumu test ederek mümkün olabilir. Ancak iyi bakılan bir akvaryuma ulaşabilen kişiler genellikle halıhazırda bu testin skalasını zaten biliyordur. Sıklıkla bu bilgiye ihtiyacı olan kişi ilk kez akvaryum kurmaya çalışan kişidir. Sık kullanılan bazı testler ve ölçekleri aşağıda yer almaktadır.
Skaladan bahsetmeyen bir test kullanmak zorundaysanız en iyisi emniyette olmak ve nitrojen-iyon konsantrasyonunu varsaymaktır. Ancak şüphesiz insan bu bilgiyi vermeyen testin muhtemel kalitesini sorgulamakta haklıdır ve daha iyi bir testi kullanmak muhtemelen gereklidir.
Şimdi detaylar: Her iki skalada da konsantrasyon ölçümü milyonda bir’dir (parts per million), kısaltılmışı ppm, bunun anlamı ise: ölçülen maddenin kütlesel biriminin sonuçta oluşan çözeltinin milyon kütlesel birimindeki miktarı ( Akuarist açısından bu; litre başına düşen miligram veya mg/lt; bir litre tatlı su bir kiloya neredeyse eşittir ve bir litrelik tuzlu su ise yalnızca % birkaç fazladır).
İyon skalasında maddeyi oluşturan tüm iyonun kütlesini ölçeriz, nitrojen-iyonu skalasında ise yalnızca o iyondaki nitrojen atomunun kütlesini ölçeriz. İlk skala nitrat solüsyonlarının konsantrasyonunu ölçerken, ikincisi nitrojen konsantrasyonunu nitrat şeklinde ölçer. Aslında buna “nitrat şeklinde nitrojen” skalası da denebilir.
Hangi skalanın daha doğal olduğu amacınıza bağlıdır. Akuaristlerin çoğu akvaryumdaki nitrat iyonlarının toksisitesiyle ilgilenir; bu durumda iyon skalası en doğal olandır; direkt olarak toksik-zehirli iyon yüzdesini ölçer. Öte yandan bir biyolog belli bir sistemdeki nitrojen siklüsünü (azot döngüsünü) inceliyor olabilir ve dolayısıyla su örneğindeki toplam inorganik nitrojenimsi atıkların yüzdesini ölçmekle ilgilenebilir. Bu durumda konsantrasyonlar direkt olarak toplanabileceğinden nitrojen-iyon skalası en doğalıdır. Bu amaçla iyon konsantrasyonları toplanamaz, bu aynen elmalarla portokalları toplamaya benzer.
Skalalar arasındaki çevirim aşağıdaki şekilde yapılabilir:
tüm iyon kütlesi
[iyon] = ——————————— [nitrojen-iyonu]
nitrojen atomu kütlesi
Ve açıkça iyon konsantrasyonunu nitrojen-iyon konsantrasyonuna çevirirken bu denklemin 1 üstü kullanılır. İlgilenen okuyucular yukardaki rakamları bu formül ve aşağıdaki bilgileri kullanarak tekrar oluşturabilir.
Kütleler:
Yüzde birlik hatayla: hidrojen atomunun kütlesini (H)=1 nitrojen atomu kütlesi (N)=14 ve oksijen atomu kütlesi (O)=16 olarak kullanabiliriz. Kimyasal Türler Kütle Formülü
Nitrat iyonu NO3- 14+3*16=62
Nitrit iyonu NO2– 14+2*16=46
Amonyum iyonu NH4+ 14+4*1=18Amonyak molekülü NH3 14+3*1=17
Amonyak çevirim faktörünün hesaplanması herhangibir solüsyonda amonyağın iki farklı
şekilde yer alması nedeniyle karışıktır. Herhangibir su örneğinde amonyağın bir kısmı
amonyak (NH3) ve bir kısmı ise amonyum iyonu şeklinde (NH4+) bulunacaktır.
Daha da ötesi amonyağın amonyuma oranı pH bağımlıdır. Herşeye rağmen mevcut
amonyağın tamamının bir yada diğer şekilde yer aldığını varsaysak bile sonuçta
ikisi arasındaki rakamsal fark amaçlarımız açısından
önemsizdir (1.21 yerine 1.29).
Genellikle 1.3 olarak verilen rakam muhtemelen her iki türün oranının tam olarak %50
olduğunda çevirim faktörünün tam olarak 1.25 olacağından kaynaklanmaktadır. Çoğu
akvaryumun pH değerinde iyonların çoğu amonyaktan çok amonyum olacağından
çevirim faktörü 1.25’ten çok ve dolayısıyla 1.3 civarında olmalıdır. {Bu son cümle
benim tahminimdir, tatlı su akvaryumlarının ortalama pH değerini bilmem. Ancak bütün
deniz akvaryumları için doğru olmalı.}
PRATİK TATLI SU SERTLİĞİ
Su sertliği akuaristleri iki açıdan ilgilendirir: balıklar için uygun ortamı sağlamak ve
akvaryum pH değerini stabil hale getirmek. İki çeşit su sertliği vardır: genel sertlik
(GH) ve karbonat sertliği (KH).Sık kullanılan üçüncü bir terim ise GH ve KH
değerlerinin kombinasyonundan oluşan toplam sertliktir. GH ve KH değerlerini
ayrı ayrı bilmek önemli olduğundan toplam sertlik değerini kullanmak yanlış
yönlendirici olabilir ve kaçınılmalıdır.
GENEL SERTLİK
Genel sertlik sudaki kalsiyum (Ca++) ve magnezyum (Mg++) iyonlarının ölçümünden
oluşur. Başka iyonlar da GH değerine katkıda bulunabilir ancak etkileri genellikle
önemsizdir ve ölçümleri zordur. GH pH değerini doğrudan etkilemez ancak “sert” su
GH ve KH arasındaki bazı etkileşimlere bağlı olarak genellikle alkalidir.
GH genellikle kalsiyum karbonatın (CaCO3) ppm (parts per million), sertlik derecesi
(dH) veya daha doğru bir şekilde CaCO3’ün molar konsantrasyonu cinsinden belirtilir.
Bir Alman sertlik derecesi (dH) litrede 10 mg kalsiyum oksit (CaO)’ dur. ABD’de
sertlik genellikle CaCO3’ün ppm cinsinden ölçülür. Bir Alman dH’si 17.8 ppm
CaCO3’e denk gelir. 1 milliekuvalent/litrelik molar bir konsantrasyon (mEq/l)=2.8
dH=50 ppm. Çoğu test kiti sertliği CaCO3 birimi şeklinde verir, buda sertliğin sudaki
o miktardaki CaCO3 ‘e eşit olduğu anlamına gelir ancak gerçekte CaCO3’ten
kaynaklandığı anlamına gelmez. Su sertliği aşağıdaki temel çizgileri takip eder:
0 – 4 dH, 0 – 70 ppm : çok yumuşak
4 – 8 dH, 70 – 140 ppm : yumuşak
8 – 12 dH, 140 – 210 ppm : orta sert
12 – 18 dH, 210 – 320 ppm : oldukça sert
18 – 30 dH, 320 – 530 ppm : sert
daha yüksek : sıvı kaya (Lake Malawi ve Los Angeles, CA)
Genel sertlik biyolojik işlemler açısından daha önemlisidir. Bir balık yada bitkinin “sert” yada “yumuşak” suyu tercih ettiği söylendiğinde GH’den bahsediliyordur.
Yanlış GH besinler ve artık ürünlerin hücre membranlarından geçişini etkileyecek ve yumurta fertilitesi, böbrek gibi iç organların çalışması ve büyümeyi etkileyebilecektir. Belli ölçüler içinde çoğu balık ve bitki yerel GH değerlerine adapte olabilir ancak üreme bozulabilir.
KARBONAT SERTLİĞİ
Karbonat sertliği (KH) sudaki bikarbonat (HCO3-) ve karbonat (CO3–) iyonlarının ölçüsüdür. Nötr pH değerine sahip tatlı su akvaryumlarında bikarbonat iyonları çoğunluktadır, deniz akvaryumlarında ise karbonat önemli rol oynar. Alkalinite toplam asit bağlama kapasitesinin ölçümüdür(serbest H+ ile bağlanabilen bütün aniyonlar) ancak tatlı su sistemlerinde büyük ölçüde karbonat sertliği tarafından oluşturulur.
Dolayısıyla pratikte tatlı su kullanımında karbonat sertliği, asit bağlama, asit tamponad kapasitesi ve alkalinite terimleri birbirleri yerine kullanılabilir. Akvaryumda KH kimyasal tamponad ajanı olarak davranarak pH stabilizasyonuna yardımcı olur.
KH genel olarak sertlik derecesi olarak kullanılır ve GH’deki CaCO3 eşdeğerleri şeklinde belirtilir.
Basitçe pH sudaki serbest hidrojen iyonları (H+) konsantrasyonunun negatif logu tarafından belirlenir. Suya nitrik asit gibi güçlü bir asit eklerseniz tamamen hidrojen iyonlarına (H+) ve “konjugat bazı” veya “tuzu” , NO3- veya nitrata ayrışır.
Reaksiyonda hidrojen iyonları serbest kalır ve hidrojen iyon konsantrasyonunu yükselterek pH değerini düşürür. Nitrik asit azot siklüsünün son ürünü olduğundan bu zamanla akvaryum pH değerinini azalma ve nitrat miktarının artma eğiliminde olduğunu açıklar.
Akvaryumda bir miktar karbonat tamponad kapasitesi olduğunda; bikarbonat iyonları fazla hidrojen iyonlarıyla birleşerek karbonik asit (H2CO3) oluşturur, bu ise yavaşça CO2 ve suya ayrışır. Reaksiyonda fazla hidrojen iyonları kullanıldığından pH değeri fazla değişmez. Zamanla karbonat iyonları kullanıldıkça tamponad kapasitesi azalacak ve daha büyük pH değişiklikleri oluşacaktır. Burdan da anlaşılacağı gibi düşük KH değerli akvaryumlar daha instabil olur, biyolojik faliyetle asit oluştuğundan KH tüketilir, bittiğinde ise H+ iyonları oluştuğundan pH hızla düşebilir.
TATLISU SERTLİĞİNİ AYARLAMAK:
Yerel suyunuz istediğiniz balık ve bitkiler için fazla sertse yumuşatılabilir. Bunu yapmanın pek çok yolu vardır ama bazıları akvaryum kullanımı için daha uygundur.
En iyisi (ve tabiiki en pahalısı) revers ozmoz (RO) deiyonizer kullanmak ve elde edilen suyu (GH=0) musluk suyuyla karıştırıp arzu edilen GH’ye ulaşmaktır.
Turba yosunu güney amerika cichlid akvaryumlarında kullanmak için suyu yumuşatmak ve kondisyone etmekte kullanılabilir ancak suya açık bir çay rengi verecektir.Turba filtrasyonunun kontrolü zor olabilir. İstenmeyen organizmaları elimine etmek için turba kullanılmadan kaynatılmalıdır.
Ticari su yumuşatıcı resine “yastıkları” küçük hacimli işler için kullanılabilir fakat büyük miktardaki sular için etkin değildir. Banyo suyu gibi ev amaçlı geniş hacimli su yumuşatıcı sistemler uygun değildir çünkü iyon değişim prensibi (ion exchange) kullanırlar: kalsiyum ve magnezyum iyonları sodyum iyonlarıyla değiştirilir ve akvaryumda fazla sodyum istenilen bir şey değildir. Daha da kötü bir uygulama ise hidrojen iyonu formunda katyon değişim resini kullanarak sudaki divalent iyonları almaktır.
Yerel GH değeri çok düşükse kalsiyum sülfat ve veya magnezyum sülfat kullanarak yükseltilebilir. Bunun kötü yanı suya sülfatları (SO4–) eklemektir, dolayısıyla dikkatli olunmalıdır. Kalsiyum karbonat kullanılabilir ancak bu KH değerini de yükseltecektir (bu doğal olarak yumuşak suya sahip şanslı azınlık için idealdir). İstenen sonucu elde etmek için çeşitli kombinasyonlar kullanılabilir.
Karbonat sertliği suyu kaynatarak ( en küçük akvaryumlar dışında pratik olmayan bir çözüm; akvaryuma dökmeden soğumasını bekleyin:-) yada turba filtrasyonuyla azaltılabilir.
Karbonat sertliği sodyum bikarbonat katarak kolayca yükseltilebilir. Kalsiyum karbonat KH ve GH’yi eşit olarak artıracaktır.
Her 50 litre su için bir çay kaşığı (yaklaşı 6 gram) sodyum bikarbonat (NaHCO3) KH değerini 4 derece artıracak ve genel sertliği artırmayacaktır. Aynı miktar suya 2 çay kaşığı kalsiyum karbonat eklenmesi KH ve GH değerini 4 derece artıracaktır. Bunların farklı oranlarını kullanarak balık ve bitki için doğru KH/GH dengesi elde edilebilir.
TATLI SU KİMYASI DETAYLARI
Daha detaylı olarak tamponatlı bir solüsyonun pH değeri Henderson-Hasselbach denklemiyle açıklanabilir.
baz
pH = pK + log ——–
asit burada pK “ zayıf asidin bir veya daha fazla “denge disosiasyon sabiti”dir. Bikarbonat ve karbonat tamponadı durumunda bu:
HCO3- CO3–
pH = 0 6.37 + log ————– ve pH = 10.25 + log ————
H2CO3 HCO3-
pK değerlerinin sıcaklık ve klorinite miktarından etkilendiğini unutmayın. PH ile baz-asit oranı arasındaki işkiyi gösteren bir eğri çizerseniz aşağıdakine benzer logaritmik bir eğri elde edersiniz:
100% baz ,——— ,———-
H2CO3 | HCO3- | CO3–
50% mix + CO2 |<- pH=6.37 |<- pH=10.25
100% asit ——–` ——–`
pH …5…6…7…8…9…10..11..12…
Bikarbonat tamponadı 1:100 den 100:1 oranları arasında etkilidir. Bu ise 4.37’den 8.37’ye uzayan etkin bir pH menzili verir, bu da rastlantısal olarak çoğu akuatik yaşamın sınırlarını belirler.
Bikarbonat iyonları eklerseniz (örneğin, sodyum bikarbonat yada kalsiyum bikarbonat) baz-asit oranı artacaktır ve pH değeri yükselecektir. Grafiği göre; artış hızı başladığınız pH değeri tarafından belirlenecektir: pH=6.37 iken pH değişikliği oluşturabilmek için çok miktarda bikarbonat iyonuna ihtiyacınız olacaktır.; pH=7.5 ise çok daha azına ihtiyaç vardır. (Not:karbonat sisteminin farklı elementleri (CO2, H2CO3, HCO3- va CO3–) arasındaki kimyasal denge çok karmaşıktır ve yazarın tamamen açıklama yeteneği dışındadır).
KH eklendiğinde gerçekleşen pH yükselişi suda çözülmüş CO2 tarafından kısmen dengelenecektir. Şanseseri CO2 nitrifikasyan işlevi ayrıca balık ve bitki solunumunun ürünlerindendir ve herzaman bol olarak bulunur. CO2 küçük miktarlarda karbonik asit ve bikarbonata dönüşerek pH değerini düşürme eğilimindedir. Bu mekanizma bize akvaryumdaki pH değerini düzenleme yolu sağlar.
Akvaryumun pH değeri AĞIRLIKLI OLARAK karbonat tamponad sistemi tarafından belirleniyorsa, pH ve KH ve çözülmüş CO2 arasındaki ilişki sabittir. PH değerini ayarlamak için KH veya CO2 değerini değimeniz yeterli olacaktır.
Otomatik CO2 enjekte eden bir sistem suyun pH değerini ölçerek verilen bir değeri aştığında sisteme CO2 vererek pH değerini düşürecektir. CO2 bitkiler tarafından kullanıldığından ve havaya diffüze olduğundan pH değeri yükselecektir. Otomatik kontrol sayesinde sisteme CO2 verilişi durdurulup başlatılarak pH değeri sabit bir noktada tutulabilir.
Aşağıdaki tablo farklı KH ve pH değerleri ppm cinsinden erimiş CO2 seviyesini
gösterir:
KH derecesi
2 3 4 5 6
+————————
6.6 | 15 23 30 38 46
6.7 | 12 18 24 30 36
6.8 | 9 14 19 24 28
pH 6.9 | 7 12 15 19 23
7.0 | 6 9 12 15 18
7.1 | 5 7 9 12 14
7.2 | 4 6 8 9 11
7.3 | 3 4 6 7 9
7.4 | 2.4 3 5 6 7
7.5 | 1.9 2.5 3.5 5 5
7.6 | 1.5 2 2.5 3 4
7.7 | 1 1.5 2 2.5 3
7.8 | 0.9 1.1 1.5 2 2
7.9 | 0.6 0.9 1 1.2 1.6
8.0 | 0.5 0.7 0.9 1 1.2
Makul derecede canlı bulunan bir akvaryumda erimiş CO2 seviyesinin 2-3 ppm civarında olacağını not edin. Tablodan da anlaşılacağı gibi hemen hemen tüm karbonat sertlik derecesi fazladan CO2 eklenmediğinde ortalama 7 civarında bir pH oluşturacaktır. Tipik bir bitkili akvaryumda pH=6.9, KH=4 ve CO2=15 ppm olması yaklaşık olarak idealdir.
BALIK HASTALIKLARININ ÖNLENMESİ
Besin, su kalitesi ve temizlik şartlarına uymak çoğu hastalığı önleyecektir. Sağlıklı balıkların saldırılara karşı koyma yeteneği vardır. İyi temizlik kuralları arasında şunlar vardır: akvaryumsever suyunu oturmuş bir akvaryuma boşaltmamak, hasta balıklar satın almamak, aynı kepçeyi durulamadan farklı akvaryumlarda kullanmamak ve kepçeyi temiz, tozsuz bir yerde saklamak. Çoğu kez canlı yemler en iyi besleyicilerdir (et yiyen balıklar için) ancak birlikte parazit ve hastalık riski taşırlar. Bunları en önemlisi canlı tubifex kurtlarıdır (lağımlardan ve diğer kötü ortamlardan toplanırlar; freeze-dried olanlardan alın), japon balıkları (bunlar genellikle akvaryumcuya ulaşmadan zaten hastalanmıştır), havuzdan toplanan daphnia vs. Balığa verilmeden önce yem herzaman iyice gözden geçirilmelidir.
Emre Yilmaz
yollayan cyro on 07 Ağu 2007 11:52 am
Kategori: Akvaryum Makaleleri | yorum yapılmamış »
